01 Haziran 2008 Pazar

Profesyonellik ve Gıcıklık


Emre Fenerbahçe'ye transfer olmuş. Gıcık oldum. Rüştü Beşiktaş'a gittiğinde de, Tümer Fener'e geldiğinde de gıcık olmuştum (Fenerbahçeliyim, o yüzden "gelmek" ;) ) Çünkü burası Türkiye. Profesyonelliğin anlamı "düdüğü çalan takım sadece parayı veren takımdır" değil. Bizde profesynellik vefadır benim bildiğim. Sen yıllarını Galatasaray gibi büyük bir camiya ver, onun sayesinde sesini dünyaya duyur, oranın alt yapısında büyü, sonra da ezeli rakibine transfer ol. Olmaması gereken bir şeydir bence. Ama olmuş.

Daha evvelinde (yıllar yıllar evvelinde) Tanju da böyle bir şey yaptı, Sergen de. Ama hazır adları bir takımla bütünleşmişken böyle bir şey yapmasalardı, daha büyük bir kitleye daha saygı dolu bakışlar altında hitap ederlerdi. Şimdi adları ne FB ile ne de GS ile anılacak bunların. Rüştü de, Tümer de öyle. Revivo, Nobre ve Tomas Türk olmadığından onlar diledikleri kadar "profesyonel" olabilirler. Ama Türkler için çok zor ve kabullenmesi de nerdeyse imkansız bir şey.

Geçen gün Ekşi'de okumuştum, aktarayım:

seneler oncesinden bir roportaj:

- sayin terim; turkiye'de galatasaray'dan ba$ka bir takimi cali$tirir misiniz?
- tabii, olabilir. biz profesyoneliz.
- peki fenerbahce'yi de cali$tirir misiniz yani?
- ..... o kadar da profesyonel degiliz. [ahanda]

İşte Türk futbolcusu bu kadar "profesyonel" değil, olmamalı da.

2 yorum:

OmAr dedi ki...

hımmm gıcık oldum ben de bu duruma sen hatta ne kadar gıcık oldunuz diye yazı altlarına puanlaa da koysana pek ii olur :P

ya/sin dedi ki...

Süper fikir. Blogger'ı biraz öğreneyim, vicıt gecıt falan bulur eklerim bi ara :)