17 Temmuz 2008 Perşembe

Köşe Yazılarındaki Paragraf Anlayışı

İtiraf edeyim ki öyle pek gazete okumam. Okuduğum zaman da genelde tanımadığım köşe yazarlarının yazılarıyla ilgilenmem. Hele de konu politikaysa hiç bana sormayın. Ama bazen denk geliyorum, e-postama farklı kaynaklardan tavsiye köşe yazıları geliyor ve okumaya çalışıyorum. Okumaya çalışıyorum diyorum çünkü bu yazılarda gerçekten önemli bir problem var: Paragraf Anlayışı.

Benim açımdan bakarsak, bunun asıl adı paragraf anlayışsızlığı. Özellikle Doğan grubu ve benzeri gazetelerin okuyucuları ne demek istediğimi anlamışlardır sanırım. Anlaşılmadıysa da anlatacağım zaten. Öncelikle "paragraf" deyince ne anlıyoruz? İşte kilit sorularımızdan biri. Paragraf dediğimiz, genelde iki ya da daha fazla cümleden oluşur. Anlam bütünlüğünü bozmayacak şekilde bu cümleler arka arkaya sıralanır. İşte bu sıralanmaya paragraf deriz.

Paragraf dediğimiz şey iki ya da daha fazla cümleden oluşur dedik. Peki hiç mi bir cümleden oluşmaz? Elbette oluşabilir ama bu bir istisna sayılır. Bazen tam bir cümle, yazıyı bitirmek için yeterlidir. Daha fazla açıklamaya gerek yoktur ve sonuç paragrafı olarak bir cümle yazılır. Olabilir yani. Ama tüm yazı birer cümlelik paragraflardan oluşmaz.

Şimdi bahsini ettiğimiz gazetelerden herhangi birinin "büyük" yazarlarına bakalım. Mesela Ertuğrul Özkök'e bakalım. Fikren zaten kendisini sevmem, ama bu ona gıcık olma nedenim değil. Gıcık olduğum şey, yazının da ana konusu olan paragraf anlayışsızlığı. Az önce örnek olsun diye bir yazısını buldum, işte örnek yazı. Sevgili yazar, her cümlesinin ardından iki defa "enter" tuşuna basmak suretiyle tek cümlelik paragraflarla beni gıcık ediyor. Belki de bunu o yapmıyor, sonradan bir editör bunu özellikle elden geçirip her cümleden bir paragraf yapıyor. Belki yazı uzun görünsün diye, belki de zaten kime okumuyor, en azından bir çırpıda okunuyormuş imajı versin diye... Bilemiyorum.

Benzer örnekler Star gazetesinde de mevcut. Gıcık olduğum bu olay, sevdiğim çizerlerden bir ara Star'da yazarlık da yapmış olan Hasan Kaçan'ın bir yazısında da vardı. Hemen kendisine bir e-posta attım. Cevap göndermedi. Herhangi bir cevap da beklemiyordum zaten. Şimdi yazıp yazmadığını, yazıyorsa da aynı tipte mi yazdığını bilmiyorum.

Hasılı, her cümlesinden sonra yeni bir paragrafa başlayan yazar yazar değildir bence. Gıcıktır. Gıcık olurum böyle tiplere